|
Kültürümüz -
Ağıtlarımız
|
|
Pazartesi, 09 Åžubat 2009 12:08 |
|
YUSUFUM Yıkarken Yusufu üstüne vardım Kefine koyarken bir çala gördüm Kollarımı actım önüne durdum Bakmadı yüzüme gitti yusufum.
Negüzül gittinde mezara yattın Bütün şelekleri üstüme attın Planya yüzünden ina sattın Yogurt diye aglaşıyor cocuklar.
Artık bana darılmayın Ben gezeyim gapı gapı Sadaka veriyor bize Kokarkuyunun hepi.
Dağlarında çiçeklerin acıldı Yaz geldide goncalıklar bicildi Üç ay sonra atelyesi acıldı Atelye gürlüyor Yusuf'um hani.
Hekili göğnüm hekili Bende koymadı akılı Atelyede calışıyor Kulakta kalem sokulu.
Zehir verinde içiyim Ben dağlara kaçıyım Gadanı alım güçük evim Ben senden nasıl geçiyim.
Yürekden cıkmıyor acın Ne olur bana biraz acı Susadıysan sürmeli eşim Güldeni salım sucu.
Goyun olurda melerim Bende dağları delerim Yusufumu gayıp ettim Her gelenden sorarım.    Eşi : Nuriye
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 19 Nisan 2009 20:21 |