Giriş Formu



ZİYARETÇİ SAYISI

Bugün148
Dün382
Haftalık148
Aylık12148
Hepsi425446

Kimler Sitede

Şuanda 14 konuk çevrimiçi

Kayseri'de Hava

Bulutlu

11°C

Kayseri

Bulutlu
Nem: %94
°C / °C
°C / °C
°C / °C
°C / °C


Ali Kaya'nın komyonu ile maceramız (İrfan İzgi)
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Bizim Hatıralarımız
Çarşamba, 21 Ocak 2009 16:34

                2007 yılı yaz ayıydı. İznimin son gününde Kurubel Yayla Şenliklerimizin 1. ncisi yapılacaktı. Şenliğe katılmak için Hatay a Tufanbeyli üzeri gitmeye karar verdim. Planım C.Tesi köye çıkıp Pazar günü saat. 14.00 kadar yaylada durup oradan yoluma devam etmekti. P.Tesi görevde olmam gerek. Neyse… Köydekilerle vedalaştık yayla yolunu tuttuk. Yaylaya vardığımda şenlik yeni yeni başlıyordu. İlk şenlikti… iznime ne güzel denk gelmişti… Sevincimi anlıyorsunuz… Tam arabayı ( Renault Kangoo ) yaylanın döleğine park ederken motordan bir ses geldi. Baktık ki motor kayışı çıkmış, Usta… usta… Ramazan abiyi ( Taşçı ) bulduk. Bu elektrik iş burada tamir olmaz. Arabayı Tomarza’ya götürmen lazım dedi. Yarın işte olmam lazım… Şenlik başlıyor… Tomarza ya nasıl götüreceğim…. Günlerden Pazar Tomarza da ustayı nasıl bulacağım…vs moralim sıfır oldu. Neyse…

Araba… araba…. diye dolanırken Emin Kaya nın fikriyle Ali abiye başvurduk. Ali abi sağ olsun

- Emmoğlu arabayı veririm ama aküsü yok. Evin önünde duruyor. Bende şenlikteyim. Emin sürerse, akü bulursanız… götürün dedi. Emin derinden bir tamam dedi. Ben

- Ali abi arabanın anahtarını ver dedim.

- Ya anahtara gerek yok evin önünde herhangi bir şeyi anahtar yuvasına sok açar dedi. Eminde abi ben biliyorum gel dedi. Köye vardık. Emin bana “ abi senin işin olmasa bana bu arabayı kimse sürdüremez ben bu arabanın rezilliğini biliyorum. Bu arabayı benden başka kolay kolay kimsede süremez zaten dedi. Allah Allah neyi varmış bu arabanın diye düşündüm içimden. Kamyonun aküsünün birisi sağlam diğerinin kutup başı erimişti. Eminin arabadaki aküyü alıp kamyona taktık. Yaylaya geldik. Rampada yok benim arabayı binbir güçlükle kamyona bindirdik ama arabanın eksozu da kamyona bindirirken koptu…Neyse bindi ya boş ver.. Öyle vaktini geçti acıktık elimize şenlikten ekmek arası kavurma aldık. Benim oğlanda baba bende geleyim dedi. Yola çıktı. Köye geldik almanın yokuşunda ve diğer rampalarda kaymış mı diye kamyonun kasasına çıktım ki benim araba bagaja dayanmış. Arabayı geri ortaladım Yatakların yokuşu indik. Baktım yine dayanmış yine ortala….. her rampada bir kontrol yani.. Nurvana ya yaklaştık arabadan müthiş bir yanık kokusu gelmeye başladı. Emin Kaya Ali Kaya ya isyan ediyor: “ Ulan hiç arabaya bakmıyor… “ felan… Arabadan ineceğiz kontrol için araba rampa aşağı frende durmuyor. Emin

- Abi ben yavaşlayım sen arabadan atla arabanın altına bir taş koy duralım” dedi. O şeklide kamyonu durdurduk. Baktık ki Emin in akünün de kutup başı yanmış. Kamyona tekrar bindik koku her yeri sardı. Benim oğlan “ Baba araba yanıyor. Bizde yanar mıyız..” diye korkmaya başladı. Ben artık bu arabanın Tomarza ya kadar gitmesinden ümidimi kestim de Ya yanarsa ne yaparım diye düşünüyorum. Kasaya çıkıp geri vitese alıp arabayı aşağıya düşürürüm yanmaktansa kazalı olsun diye aklıma kötü kötü şeyler geliyor. Oğlana da bir şey yok oğlum diyorum. Kamyonu vitese atıyorsun ama hangi vitese geçtiği belirsizdi. Her vites boş gibiydi.. Göz kararı ile bir yöne itiyordun. Emin daha önce kullandığı için.

- Abi ben vitesin yerini tahmin üzerine tutturuyorum diyordu. Bazen de tutturamıyor geri çekip tekrar deniyordu. Her rampada arabayı kontrol ederek. Allah Allah diyerek Tomarza ya vardık. Benim arabanın derdini unuttuk önce emanet aldığımız kamyonun derdine düştük. Elektrikçi “ Ali Kaya nın kamyonumu bu ? “ diye hemen bildi. Aküye baktı

- Ya arkadaş bu Ali üç beş milyon lira verip bir kutup başı ( akünün başına geçirilen kelepçe ) almıyor bu vidası yalama kutup başı yüzünden bu üçüncümü dördüncümü akü ne… Gerçi benim işime yarıyor akü satıyorum ama yazık. Kaç kere söyledim. Dedi. Emine arabayı çalıştırmasını söyledi.Kendisi aküye bakıyordu yani arka tekerin önündeydi. Emin çalıştırdı. Sonra araba aniden ileri atıldı nerdeyse tamircinin üzerine teker gelecekti tamirci elinden yaralandı.Elinden kan akmaya başladı. Emin mahçup oldu. " Ya vites boş mu değilmi belli değil. Boş diye debrejden ayağımı çektim." dedi. Allahtan tamirci fazla yaralanmadı. Emin kara kara düşünüyor. Bu kamyonu birde geri götürmesi var diye. Bende korkuyorum. Benim arabayı indirdik Emin e sen yola düş ben yaptırır gelirim eğer yolda kalırsan ben geliyorum dedim. Emin sağ salim köye gelmiş şükür. Bende akşama köye geldim. İşe bir gün gecikmeli gittim. Benim oğlan hala arabayla giderken dışarıdan bir koku gelse hemen önce benim gözüme sonra arabanın hararetine bakar.

NOT: Ali Emmim şimdi verdikte kötülük mü ettik demesin. Arabayı çekti verdi. Para bile sormadı. Allah razı olsun. Zaten öyle kullanarak araba o hale geldi ya…

 

Yazan: İrfan İZGİ

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ocak 2009 15:16