Giriş Formu



ZİYARETÇİ SAYISI

Bugün148
Dün382
Haftalık148
Aylık12148
Hepsi425446

Kimler Sitede

Şuanda 14 konuk çevrimiçi

Kayseri'de Hava

Bulutlu

11°C

Kayseri

Bulutlu
Nem: %94
°C / °C
°C / °C
°C / °C
°C / °C


Böylesi Kopya Görülmedi Doğrsu (Necmettin İşçi)
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Bizim Hatıralarımız
Pazar, 22 Şubat 2009 12:17

Yıl 2009 üniversite 4.sınıftayım.son sınıfın vermiş olduğu psikolojiden olacak ki artık ne ders çalışma isteği var nede sınavlara.bir de dersinize giren öğretim görevlisi çatlak biriyse hiç çekilmez bir hal alıyor doğrusu...
4.sınıfın ilk döneminin sonlarına doğruydu.final sınavları dediğimiz ikinci sınavlar yaklaşmış stres iyice artmıştı.gerçi sadece 3 ders vardı ama yinede öğrencilik işte.dönem boyunca sağlık memurluğunda öğretim dersi hocası yunus bey istekleriyle bizi çileden çıkarmıştı.kah oluyor afiş,kah oluyor eğitim programı ve sunma,sunum yapma,dahası proje v.b gibi hiç bitmeyen istekler ve "yapmazsanız..." gibi tehditler...elinden gelse sırtınıda sıvazlatacak herif.


bu adamın bir özelliği var ne yapsan beğenmez.bizim arkadaşlar gitmiş bir profesörün yayınlanmış çalışmasını kopyalayıp sunmuşlar ama onu dahi beğenmemiş.
Neyseki dönem içerisinde isteklerinden bir kaçını yaptım.afiş ve eğitim pogramı hazırladım.birde sınıfta sunum yaptım.ama yinede insanın içi rahat olmuyor böyle hoca karşısında.sınavlar gelip çattı.birde bu adamın soracağı soruların kaynağıda yok.notuna mı çalışsan bilemiyorsunki.ilk sınavımada düşük vermiş onunda psikolojisi var.ben sınavdan bir kaç gün önce hocanın yanına gittim."hocam dedim finalde nasıl soracaksınız nereye çalışalım ?"dedim.hoca tam bir şok bir sözle "soruları vermedimmi size?"
"hayır" dedim.ozaman "odama gelin vereyim "dedi.bizde arkadaşlarla göbek atacaz nerdesin.odasına çıktık laptopu açtı bize 5 tane soru verdi.yalnız soruları tam vermiyor sadece üstü kapalı söylüyordu.biz bunada şükür dedik.en azından çalışacağımız sorular belli oldu.


Sınava daha üç gün vardı.biz herzamanki gibi sınıftan dört arkadaş ertesi gün bir evde toplanıp soruların cevabını çıkartıyoruz.ama ne sorular ki dört soruyu kitap,des notu karıştıra karıştıra mübalağa olmasın yaklaşık 8 saatte ancak cavplandırdık.kendi kendimize diyoruz "heralde bu soruları sınavda görsek öküzün trene baktığı gibi bakar dururuz "diye.http://www.arslantaskoyu.net/components/com_fireboard/template/default/images/turkish/emoticons/smile.png beşinci soruyu cevaplandırmaya zaman kalmadı onuda bir gün sonraya bıraktık.çıkardığımız dört soruyu sınıftaki arkadaşların hepsine dağıttık.herkes bize bağımlıydı adeta.ertesi gün tekrar bir araya geldik dörtlü olarak son soruyu cevaplamak için.bu soru en kazık soruydu.hocayı tam dört defa telafonla aradık bu soruda ne istiyorsunuz diye.oda bir proje yazmamızı istiyormuş meğerse.ama açık cevap vermiyor.bizde dedik ya yapalım bir proje taslağı kabul ederse eder etmezsede ne yapalım.projenin adı "motorsiklet kazalarının azaltılmasına yönelik bir çalışma" idi.arkadaşlarla beraber yaklaşık 5 saatte bir taslak proje hazırladık.arkalı önlü bir beyaz kağıt çıktı sorunun cevabı.bunu da kabul etmese ne yapcaktıkki başka .


Karar verdik bu cevabı kimseye vermeyecez diye.çünkü okadar uğraştık.işimiz bitti herkes evine dağıldı.yarın sınav var çalışmaya koyulduk çıkardığımız cevaplara.ben dört sorunun cevabını ezberledim ama bir türlü beşici ve uzun soruyu ezberlemek içimden gelmiyordu.benimde aklıma süper,bir okadarda ilginç bir fikir geldi.”En iyisi bu soruyu temize çekeyim dedim.ne olsa sorunun cevabı uzun hoca ek kağıt verir bende sınavda bu kağıdı sınav kağıdına iliştiririm böylece ezberdende kurtulmuş olurum dedim.bu fikir aklıma yatmıştı.ama bir taraftanda "ya kağıdı çıkaramazsam" diye korku vardı.neyse sınav saati geldi çattı dün akşamdan hazırladım proje kağıdını katlamadan rulo yapıp cekedimin cebine yerleştirdim.hoca sınav kağıtlarını dağıttı birde demesin mi beşinci soru yani proje sorusu 40 puan diye.herkes affalladı kaldı .çünkü onlara beşinci sorunun cevabını vermemiştik.ama bizim dörtlü halinden memmundu çünkü biz hazırlamıştık en azından bişeyler.baktım hoca sınavda yanında beyaz boş kağıt getirmiş soruların cevapları uzun diye.bu benim işimi çok kolaylaştırmıştı.ben ilk dört soruyu yarım saat içinde tamamladım.sonra hocadan boş bir beyaz kağıt istedim.hoca sınıfın arkasına doğru giderken ben bütün hızımla cebimden dünden hazırladığım kopya kağıdını çıkarıp sınav kağıdın altına koydum.bu arada hoca hiç farketmiyordu.bense sınav vaktinin geçmesi için zaman harcamaya çalışıyordum. Hocaya çaktırmamak için soruların cevaplarını okuyor yanlışları silip düzeltiyor yani sınavdaymış süsü veriyordum.bir yandanda sıkıntıdan patlıyodum ya yaklanırsam diye.zaman en sonunda bitti hocaya kağıtları götürdüm.yanında zımbada getirmişti.benim kopya ile sınav kağıdını zımbalayım hocaya teslim ettim.hocanın verdiği beyaz kağıdıda etraftan yok ettim.ama bir farklılık vardı.evde yazdığım yazı ile sınavdaki yazı renkleri uymuyordu.biri açık biri koyu.amaan dedim çakacak hali yokya anlamaz bua adam.ben merakla beklerken acaba ne olacak diye sınavlar açıklanmış ben ve diğer iki arkadaşa 100 tam puan vermiş."ulen dedim iyi kopya çekmişim demekki hocada bu yöntemi takdir etmiş 100 vermiş". Dah sonra kime anlatsam bu kopya mevzusunu “oh iyi yapmışsın o adama az bile der gibiydi herkes”
bende bu ilginç anıyı sizlerle paylaşmak istedim.


Yasal uyarı!!!:Kopya çekme yeteneği iyi gelişmemiş öğrencilere bu yöntemi önermiyorum.

Son Güncelleme: Pazar, 22 Şubat 2009 12:19