| Bugün | 150 |
| Dün | 382 |
| Haftalık | 150 |
| Aylık | 12150 |
| Hepsi | 425448 |
11°C
| KAĞNI'NIN YAPILIŞI |
| irfan izgi tarafından yazıldı | |||
| Perşembe, 15 Ocak 2009 21:09 | |||
|
KAĞNI:
Kağnı herkesin bildiği gibi öküzlerin çektiği bir arabadır. Traktörün olmadığı bir dönemde Anadolu nun her yöresinde bulunan köylünün her işini yaptığı olmazsa olmazlarından birisidir. Bizim köyde de kağnı biraz daha gerilere o yokluk dönemi denilen yıllara gittiğimizde her evde bulunmazmış. Kimin kağnısı varsa herkes birbirine akraba olduğu için ister alır ve işini görürmüş. Daha sonraki yıllarda hemen hemen her evin bir kağnısı olmuştur. Daha sonra kağnının yerini traktörler aldı ve kağnılar bir bir köyü terk etmeye başladılar. Köyün en son kağnısı Osman Hoca ( Osman Kaya ) nın kağnısı idi. Oda İnter marka bir traktör almak suretiyle kağnıyı bıraktı. O günde bu güne köyümüzde artık hiç kağnı sesi duyulmaz oldu. Beni en çok üzen şey o özenle yapılan ve nice işler gören kağnı tekerlerinin küllüklerde pisliklerin içerisinde atılı olması veya bir tuvalette lağım kapağı olarak görmemdir.
Yapılışı : Kağnıyı fotoğraflardan görüp tanıyamayız. Kağnı herhangi bir ağaçtan veya tek çeşit ağaçtan yapılmaz. Her bir parçasının işlevi farklı olduğu için başka başka ağaçtan yapılır. Kağnının altında günümüzde araçlardaki şasi görevini yapan ağaca ok denir. Kağnını oku “V” şeklindedir. Açık kısım kağnının arkasına gelirken kapalı kısım kağnın uç kısmında iki öküzün biraz ilerisinde olur. Kağnının oku Mezda veya meşe ağacından yapılır. Kağnıda bulunan iki teker ise çam veya katran ağacından yapılır, başka ağaçtan olmaz. Her iki teker arasındaki kola ( aks ) mazı denir. Yük mazılara bindiği için mazının dayanıklı ve sert olması gerekir bunun içinde mazı meşe ağacından yapılır. Mazıyı oka tutturmak için okun mazı ile birleştiği yere konan ağaç parçasına yastık denir. Yastığın her iki tarafı delinir bu deliklere diş denilen yine dayanlıklı olması için meşeden yapan, mazının içinde dönmesini sağlayan iki adet diş ( kazık ) bulunur. Mazı her iki okta bulunan toplam 4 adet meşeden yapılma diş arasında yastığa sürtüne sürtüne döner. Dönerken de o meşhur kağnı sesini çıkarır. Kağnıdaki yük ne kadar fazla olursa mazının yastığa ve dişleri sürtünmesi o kadar fazla olduğu için kağnının sesi iyice derinleşir. Her iki öküzün hemen arkasında bulunan tek parça lataya göp denir. Övünen öküz göpe bilmem ne yapar deyime de işte buradan gelir. Kağnının göpü ve diğer tahtaları mezda dan yapılır. Kurgu denilen dikleri dayanıklı olması için meşeden yapılır. Öküzün boynuna gelen ve öküzün güç vererek kağnıyı çektiği kısma boyunduruk denir. Boyunduruk kısmı söğüt ağacından olur. Söğüt ağacı yumuşak olduğu için öküzlerin boynunu rahatsız etmez. Öküzlere yön vermek için kağnının arkasından öküze kadar uzanması için uzunca bir değnek ele alınır. Bu değneğe “meses” derin. Mesesin ucuna küçük bir çivi çakılır bu çivinin adı ise “midid” tir. Midid ile öküze dürtülüp yön değiştirmesi veya hızlanması sağlanır. Ho ho diyerek sürülür.
Kaynak: Deliağa ( Mehmet Bağırgan ) Derleyen: İrfan İZGİ 2008
|
|||
| Son Güncelleme: Perşembe, 15 Ocak 2009 21:11 |