GiriÅŸ Formu



ZİYARETÇİ SAYISI

Bugün152
Dün382
Haftalık152
Aylık12152
Hepsi425450

Kimler Sitede

Åžuanda 10 konuk Ã§evrimiçi

Kayseri'de Hava

Bulutlu

11°C

Kayseri

Bulutlu
Nem: %94
°C / °C
°C / °C
°C / °C
°C / °C


Deyimlerimiz 1
Dil ve Ağzımız
irfan izgi tarafından yazıldı   
PerÅŸembe, 15 Ocak 2009 11:17
DEYİMLERİMİZ ANLAMLARI
AÇ KURT FIRIN YIKAR:Açlık insana her şey yapıtırır. 
ADEVETLİK ÇEKİŞMEK:Zıtlaşmak. Sürekli zıt gitmek. Örn. Ben kendisine ne yaptımsa muhtarlık seçiminden beri benimle adevetlik çekişiyor.
AĞIR TAŞLA BATMAN DÖVERLER YEĞNİ TAŞLA G.T SİLERLER:Ağır. ciddi ve olgun olmayı öğütler. ( batman dövmek : ağırlıkta terazinin kefesine konan taşın yaptığı iş. Yani ağır taş el üstünde tutularak terazilerde ölçüm olarak kullanılır. Hafif taş ile tuvalet temizliği yapılıp atılır. Köyde dağda taş ile temizlik yapılır. eskiden tartı ölçüleri her zaman bulunmadığı için gramı belli olan taşlar kullanılırdı.
AĞRIMADIK İNCİNMEDİK:Birbirimizi üzmedik. Birbirimizden kaynaklanan üzülmedik,incinmedik. Örn. On yıl kaynanam ve kayınbabam ile bir evde kaldık, iyi insanlardı Allah rahmet etsin on yıl daha bir gün ağrımadık incinmedik.
AĞZI YÜZÜ HOŞAF OLMAK - PERSİ ÇIKMAK:Ağzı yüzü darmadağın olmak,  örn. Hızlı koşma oğlum düşersen ağzın yüzün hoşaf olur. Persin çıkar Allah korusun.
AKLI DAĞILMAK:Kendini kaybetmek. Bu aşırı gülmek veya aşırı ağlamakla olabilir. Örn: Gülü güle aklı dağıldı : çok güldü. Sen gittin gideli ağlaya ağlaya aklı dağıldı.
AKŞAMIN ÇAL KAŞIĞI:Akşamın ilk vakti. ( eskiden elektrik olmadığı için akşam karanlığı çöker çökmez hemen akşam yemeği yenirmiş. )
AL ALLAH KULUNU ZAPT EYLE DELİNİ:İşin artık çığından çıkması, önlenemez bir hal alması. Örn. Öteden gelipte nasıl bir yumruk vurursa al Allah kulunu zapt eyle delini töbe başedilmiyor.
ALAMANYA HARP EYLESİN GAYRI GARDAŞIM GALMADI:Bana dokunmayan bin yaşasın manasında. Almanya da kardeşim artık yok. Ülke isterse savaş etsin bana ne manasında ( kültürümüze ve inancımıza uymaz ) Genelde benimle alakası kalmadı ne olursa olsun beni alakadar etmez manasında kullanılır.
ALDI ELE DÜŞTÜ YOLA:Karşı tarafın bir olay sonrası kontrolünü kaybetmesi, şuursuzca hareketler yapması veya laf söylemesi. Örn. Ufacık bir şey dedim, aldı ele düştü yola vay bunu diyen sen misin. 
ALİ EVLENDİ GÜLLÜ GELİN OLDU:Davanın nedenleri ortadan kalktı alan veren memun oldu. Artık kimseye laf düşmez. Örn. Yav ali evlende güllü gelin oldu babana ne beni ne ilgilendirir derdi bana mı.
ALLAH DÜĞÜMLÜĞÜNÜ VERSİN:Allah sabrını versin. Örn. Bu kız büyürse bunu alana Allah düğümlüğünü versin.
ALLAHIN MAFINA:Boşu boşuna. Pisi pisine.  Örn. Kendine dikkat et bak iki ateş arasında kalırsın Allahın mafına gidersin.
ALLAHTAN IRAVA MI?:( Allahtan reva mı ) Allah razı gelir mi. Örn. Allahtan ırava mı şu seyip malların hepsi benim tarlada.
ANA DANAALMAK:Şok olmak, hayret etmek, ne yapacağını bilememek. İkinci "n" harfi genizden çıkar. Örn: Bir gördüm onu ana danaaldım. Nasıl değişmiş öyle.
ANAN AŞAĞI BABAN YUKARI:Aşağı yukarı, üç aşağı beş yukarı, vesaire, Örn. Anan aşağı baban yukarı derken anlaştık.  Yani uzun lafın kısası anlaştık. Veya üç aşağı beş yukarı bir fiyatta anlaştık. gibi
AREE VERMEK:Bozmak işlevselliğini kaybetmek. İşe yaramaz hale getirmek.  Örn. Bırak sen onu tamir etmeyi şimdi iyice aree vereceksin.
AT OLACAK TAY B.KUNDAN BELLİ OLUR:İlerde ne olacağı küçüklüğünden belli olur.
AY IŞIĞI SÜT GİBİ:Dolunay. Örn. Gece yarası çıktık yayla yoluna ay ışığı süt gibi…
AYAĞINA KARA SU İNMEK:Ayakta uzun bekleme sonucu dizlerinin aşırı yorgunluk göstermesi. Örn. Goca dölekte bekle dedi iki saat gelmedi ayağıma gara su indi.
B.KA TAŞ ATMA YÜZÜNE SIÇRAR:Basit ve adi kişilerle muhattap olma zararı dokunur.
BATAL OLMAK:Yok olmak, mazide kalmak, soyu tükenmek. Örn. Eski komşuluk batal oldu.
BEN ADAMIN AĞZININ DOMALIŞINDAN OMAR DİYECEĞİNİ BİLİRİM. Burdaki Omar ( Ömer ) isim oluyor. Yani ben bir kimsenin ufak bir hareketinden veya mimiklerinden ne diyeceğini anlarım demek. ' Leb demeden leblebiyi anlar' manasında ( Omar derkende dudak belirli bir pozisyon alıyorya işte "O" harfini derken devamını anlarım demek ). Örn. Bana bak oğlum ben adamın ağzının domalışından omar diyeceğini anlarım sen bunları geç ben seni çok iyi anladım.
BEN AMANATA TAY ÖĞREDİYOM SEN KUYRUĞUNA ÇALI GISTIRIYON:Ben elimden geldiği kadar sakinleştiriyorum, teskin ediyorum. Sen tamamen tersini yapıp yangına körükle gidiyorsun. Örn. Kızgın bir ineğe yavaşça sokulup yem vermek isteyen bir kişinin arkasından yaklaşan bir şahıs ineği ürkütücü bilinçsiz hareket yapsa bu cevabı alır.
BEN ÇEKİYOM KUŞAĞIMA SEN İNDİRİYON DA..ĞIMA:Ben işi yatıştırmaya çalışıyorum. İşi normalleştiriyorum. Sen tersini yapıyor işin içinden çıkılmaz hale getiriyorsun. Amanata tay öğretme … deyimi ile anlamı farklıdır. Burda karşı taraf ile bire bir muhatapsın öbüründe ise olaya üçüncü şahıs karışır laf üçüncü şahısadır. veya direk faile değildir.
BEN DİYOM HADIMIM SEN OĞLAN UŞAK SORUYON:Ben bu tamanen olmaz diyorum. (Veya bu işin hiç doğru tarafı yok diyorum. ) sen bu konu ile ilgili benden konunun tefarruatını soruyorsun. Örn. Siz orta okul mezunuyum diyorsunuz karşıdaki şahıs ÖSS den kaç puan aldın diyor. 
BESLE YETİMİ S….N G...NÜ:İyilikten maraz doğar. ( Kültürümüze uymayan ve sonradan sokulan yanlış bir deyim )
BIÇAĞIN KÖTÜSÜ ELE YAVUZ AVRADIN KÖTÜSÜ DİLE YAVUZ OLURMUŞ:İşe yaramaz avrat ancak konuşur işten anlamaz. Dili kuvvetli olur. Bıçak kör dersin dikkat etmezsin ama elini keser.
BİR HOŞ OLMAK:1. Anlam veremediğin bir hale bürünmek. 2. bir tuhaf olmak. Örn. 1.Başım döndü bir hoş oldum. 2. insanlar bu devirde bir hoş olmuş nerde eski hatır günül. 
BİR KAŞIK KAN İÇİN:( Bir gaşşık gan uçun )
BİR KÖYÜ BİR EŞEĞE BİNDİRİR ÜZERİNE KENDİ BİNER:O kadar inatçı onun kafasına koyduğu şeyden kimse vazgeçiremez olmazı yapar.
BİR ŞAPLAK VURMAMAK:Bir tokat dahi vurmamak. Örn. Allah razı olsun üvey çocuğunu öz çocuğundan ayrımıyor. Daha bir şaplak vurduğu görülmemiş.
BİZİM İT BİZİM BACAĞI DALADI:Kötülüğün kendi yakınından gelmesi. Örn. Akrabasının kızını kaçıran bir genç düşünelim. Erkeğin tarafı kız tarafına varır. Ya kime ne diyelim bizim it bizim bacağımızı daladı. Bu işi tatlıya bağlayalım der.
BONUZ BONUZ OLMAK:Burdaki "n" harfi genizden çıkar. Sıngınlaşmak manasında,yani garipleşmek, sessiz sessiz kalmak, içerde olan acı ve fırtınaların vücudun duruşuna hal ve hareketlerine yansıma biçimi. Örn. Babası öldükten sonra bonuz bonuz kaldı. Kimsesi kalmadı hayatta baksana bonuz bonuz olmuş garibim.
BURSA GÜMÜŞÜ GİBİ:Gümüş gibi : Tertemiz manasında Bursa gümüşü demekki eskiden tutulurmuş. Örn. O gelin tertemiz eli ayağı bursa gümüşü gibi. 2. Evine girdimki gümüş gibi helal olsun.
BURUN KİRİN ETMEK: 
BÜZZÜĞÜ KANTARMA TAŞI GİBİ:Kalçası büyük ( kantarma taşı: şöminenin üzerindeki büyük tek parça taş ) Genelde tasasız sağlıklı ve kilolu kişilere denir.
CAMIZIN GÖLE S.ÇTIĞI GİBİ:Delinin kuyuya taş atması olayı misali: Örn. Arkadaş ben tam işi bağladım derken ordan geldi camızın göle s.çtığı gibi …. Demesin mi iş yattı.
CECİÇ GİBİ:Sapa sağlam manasında. Örn. Bu gaspalık ceciç gibi oldu bir sey olmaz korkma.
CIRTLIK GİBİ:Mas mavi manasında. Örn. Gözü cırtlık gibi, öyle güzel mavi değil.
CUNGU DÜŞMEK:Gözünün kalması, gözünün düşmesi, pür dikkat bütün isteği ile dikkat kesilme. Örn. Oğlan kızı pınarda görmüş ki cungu düşmüş.
ÇAĞILI ÇIKMAK:Genellikle cansızlar için kullanılır. Darmadağın olmak, çakıl taneleri gibi olmak. Örn. Çam çerçeve duvardan düştü çağılı çıktı. Bağzı da canlılar için kullanılabilir. Örn. Ya oğlum in aşağı düşersen çağılın çıkar ha.
ÇALI BAŞINDAN SÜRÜNMEZ:İşi yokuşa sürmek, iyice içinden çıkılmaz hala koymak. Gerçek manada da çalıyı sürüklemek istersen kökünden sürümen lazım baştan sürünmez. Örn. Yok ya adama ne dersen de adam çalıyı başından sürüyor.
ÇERÇİ ÇIĞIRTMAZ EŞEK ANIRTMAZ:Kapıdan geçen her satıcıdan muhakkak bir şey alan tutumsuz insanlar için kullanılır.
ÇIRANIN IŞIĞINA GETİRMEMEK:Adam yerine koymamak. Kaale almamak. Yok saymak. Örn. Adamın varı yoku ufak oğlu büyüğünü hiç çıranın ışığına getirmez.
DAH DAH DELİSİ:Delininde delisi. İyice deli. Örn. Söyleye söyleye adamı dah dah delisi etmiş vah vah. 
DAHLİ GEÇMEK:Sözünün geçmesi, gücünün yetmesi. örn. Ya o gılibik avradına dahli geçmezki.  
DAHLİ OLMAK:Sözünü geçirebilmek, örn. Avrattan korkma emmoğlu biraz dahli ol ya.
DAMLACIK DÜŞMEK:Ani üzüntü ve şok üzerine ölmek. Veya o konunun düşünce ve stresinden deli gibi olmak. Örn. Aman Allah gorusun aharındaki üç inek birden ölürse adama damlacık düşer ya.
DANAYA EŞEK KATMAK GİBİ:Bulunduğu konumda sırıtın oraya büyük gelen yakışmayan manasında. Örn. İki yıl üst üste sınıfta kaldı şimdi ufak çocukların arasında danaya eşek katmış gibi, sınıfına bir baksan…
DELİ DELİYİ SEVER FAKI ÖLÜYÜ SEVER:Tencere yuvarlamış kapağını bulmuş atasözüne benzer söz. Aynı kafadan iki kişinin çabuk anlaşmasında kullanılır. Örn. Bakala daha yeni tanıştılar ne çabuk sırdaş oldular. Deli deliyi sever fakı ölüyü sever derlermiş. Burdaki deli deliyi sever denilmesi iki deli bir araya gelince çabuk kaynaşır. fakı ise Fakh olsa gelek yani alim bilgin imam anlamında ölüyü yıkayan imam ölüden kazanç sağlarya onun için ölüyü severmiş.... denir....
DELİNİN S...Nİ BELLEDİĞİ GİBİ:Bir şeyde sabit kalıp bütün fikirlere kapalı olmak. Örn. Ne delinin s..ini bellediği gibi aynı lafı söyleyip duruyorsun herkes haksızda senmi haklısın. 
DELİYİ MAZIYA SARANDA GÖĞE BAKAR MI? :Deliyi zorla kağnının mazısına bağlanda yukarı baktırabilirmisin. Bir şeyin zorla olamayacağını ifade eder. Örn. Deliyi mazıyan saranda göğe bakarmı ben yok diyorum o kadar. 
DELİYİ NE S.. NE SÖYLET:Senden sevyesi düşükten ne menfaatlen ne de kahrını çek. Külfet gelecek yerden veya kişiden menfaat var diye yaklaşma.
DEMİŞ KALMAK:Çevrenin diline düşmek ve yıllarca unutulmamak, Kişinin yapmış olduğu o hareketin kişinin isminin önüne geçmesi, şahsı tanımayan birisinin daha o olaydan haberinin olması. Örn. Kardeş köy yerinde fazla aykırı hareket yapma, demiş kalırsın sonra.
DEVENİN GEVİŞİNE GÜLMEK:Olur olmaz her şeye gülen kişiler için kullanılır.
DIMIRI ATMAK:İçinden gelmemek. Hiç isteğinin olmaması. Örn. Ya o kızı istemeye gittik ama ailesini görünce benim dımırım atmadı doğrusu.
DİKİLE DİKİLE GELMEK: Eli boş gelmek. Örn. Ta Kayseri den köye dikile dikile gelmiş utanmadan. 
DİLİN UCUYLA SÖYLEMEK:İçten söylememek. " Kuru kuru gadanı alayım tıkır tıkır kurban olayım" a veya " sakal altından savuşmak" a yakın mana. O köye vardık adamın evinde iki saat oturduk tam kalkacağımız sırada bize dilinin ucu ile  çay içermiydiniz diyor.
DİNELİP KALMAK:Bir anda boşa çıkmak, elindekileri veya tezlerini bir anda kaybetmek. Örn. Fazla para ile gezme biri gelir cebinden çeker dinelip kalırsın. Örn. 2. Konuşup duruyor şöyle şöyle dediydim dinelip kaldı ne diyeceğinide bilemedi.
DİRKEDE ATILMAK:Aniden refleks ile atılma. Örn. Eve girerken it ayağımın dibinde nasıl havlarsa dirkede atıldım. 
DİŞİ SAKIZLI:Pinti. 
DİŞİNE TAŞ DEĞMEK:Aklın başına gelmesi, Olayın farkına varmak. Örn. Kızı isterken anasının konuşmasını duyunca dişime taş değdi. Tamam dedim bu ananın kızı alınmaz. 
DOĞAN AYA DUR SEN DOĞMA BEN DOĞAYIM DİYOR:Ay gibi güzel. Örn. Bir kızmı ki görsen ! Doğan aya dur doğma ben doğayım diyor.
EL ELİN TERAZİSİ - EL ELİN TARTISI:Birisinin değerini başka bir insan ölçer. O insanın gerçek değerini verir. Örn. El elin tartısı yavrum, o kendini boşuna övmesin gitsin birkaç kişiye sorsun bakayım.
EL GÖRDÜLÜK:Öylesine yapmak. Yapıyor dedirtmek içten yapmamak. Örn. El gördülük kapıyı süpürüyor evin içi berbat. Güya bana temiz desinler diye…
ELBİS KULAĞINA KURŞUN:Şeytan kulağına kurşun. Nazar değmesin manasında kullanırı. Elbis eski türkçede şeytan demek.
ELİ AĞZINA YETMEK:Maddi yönden kendisini toparlaması. Örn. Evin borcu bu sene bitti. Elim ağzıma yeni yeni yetmeye başladı. Örn. 2 Dur oğlum elimiz ağzımıza yetsin onuda alırız.
ELİ AYAĞI GÜMÜŞ GİBİ:Temiz ve bakımlı bayanlar için kullanır. Örn. Falancanın gelini maşallah eli ayağı gümüş gibi. Elinin çepel suyu içilir.
ELİM EĞENLİĞİNE ( GÖSTERMEK GİBİ OLMASIN ):Başkasında olan bir yara veya kötü bir şeyi kendi üzerinde veya bir organında göstermek isteyen kişi, o derdin kendisine gelmemesi dileği ile kullanır. 'Göstermek gibi olmasın'da denir. Örn. Kaza yapmış kolu ( kendi kolunu göstererek ) elim eğenliğine şurdan şuraya kadar parçalanmış. 
ELİNDEN KABUKLU CEVİZ YENMEZ:Çok pasaklı manasında, öyleki pasaklılığı kabuğunu tuttuğu cevizin içine bile işler. Örn. Onun elinin değdiği kabuklu cevizi yemem.
ELİNİN ÇEBEL SUYU İÇİLİR:Çepel : bulaşık demektir. Temiz bayanlar için kullanılır. Genelde Eli ayağı gümüş gibi ile birlikte kullanırı.
EME YARAMAK:Bir işe yaramak. Değerinin artması. Örn: Falancada eme yaradıya artık nazlanır.
EMİN SEKİN:Emin sakin. Örn. Emin sekin yap acele etme.
EMİŞ AKIŞ: Hemen kaynaşma, candan davranma. Örn. 1. Baksana kan çekiyor hemen emiş akış oldular çocuklar. 2. Yıllar sonra karşılaştım emiş akış oldu saĞolsun.
ERİNENİN OĞLU UŞAĞI OLMAZ:Üşenen kimsenin işi olmazmış. Fazla üşengeç kişileri işe motive etmek için kullanılır. Örn. Hadi hadi erinenin oğlu uşağı olmazmış al şu orağı eline.
ERİNMEKTEN ALTINA ETMEK:Aşırı üşengeç kişiler için kullanılır. Örn. Yav bu çocuk erinmekten altına ediyor.
ESİP YAĞMAK:Bağırıp çağırmak, asmak kesmek. Örn. Adam çok sinirlenmişti kim kızdırmışsa köyün ortasında esip yağıyordu.
EŞEĞİN BÜYÜĞÜNÜ AHIRDA UNUTTUK:Birşeyi düşünürken veya bir iş tasarlarken işin ayrıntılarını bile hesap ederken işin en önemli kısmını atlamak, unutmak. Örn. Eyvah biz eşeğin büyüğü ahırda unuttuk.
EŞEK BİZİMDE SEMERİ KİMİN:İçini tanıyıpta yüzündeki cilayı veya gösterişi yabancı bulma hali.  
EŞEK KAÇTI PALAN DÜŞTÜ:Genelde "Al Allah kulunu zapt eyle delini " ile birlikte kullanılır. Aynı manayı içerir. 
FERMAN YAZMAK: Çok zor, imkansız. Örn. Bu kayayı yerinden kıpırdatmayı ferman yazmak.
FİL DİŞİ GİBİ ADAM:Dalyan gibi adam, aslan gibi adam … gibi manalara gelir. Örn. Vay be fil dişi gibi adam ölmüş ha..
GAÇA GAÇA GELMEK:İlerisini düşünmeden yapılan hareket. Örn. 1. Okusun diye okula gönderdik gaça gaça gelmiş ben okumam diyor. 2. Sen gaça gaça yanıma gel ben bunu döveceğim de sana dövdürürlermi ya.
GASEFETİN DAĞILMASI:Sıkıntının sitresin gitmesi. Örn. Ben biraz dolaşayım gasefetim dağılsın bunaldım. 
GAYRET ÇEKMEK:Arka çıkmak. Örn. Birde emmioğlu olacak, yanında üzerime yürüdülerde gayretimi çekmedi. 
GEÇMİŞ YAĞMURA KEPENEK TUTULMAZ:İş işten geçti geçmişe dönük önlem alınmaz.
GETİR BÖREĞİ DE ÇALAYIM ORAĞI:Benim imkanlarımı düzeltte benden o zaman birşeyle bekle. Orak çalmak: orak ile çalışmak. Benim karnımı doyurda benden o zaman orak ile iş yapmamı iste. 
GIRF ETMEK:Ufalamak. Haş etmek. Genelde gevrek şeylerin ufalanmasında kullanırı. Örn. Ekmeği devirdi hepsini gırf etti. ( burdaki ekmek gevrek üst üste yığılmış saç ekmeği )
GÖZÜNDE GÖRÜNÜR OLMAK:Bir şeyde aşırı ileri gitme sonucu ilahi kudret tarafından ikaz edilme olayı. Örn. 1.Kardeşim benimle uğraşma git belanı başka yerde ara senin gözünde görünür var bu gün şerrine lanet. 2. Tövbe deyin hakır hakır güldüğünüz yeter gözünüzde görünürmü var tööbe tööbe.
GÖZÜNE TÜTÜN GİDİYOR DEMEMEK:Tütün: duman. Hiçbir zaman olumsuz bir şey söylememek her zaman dediğini yapmak. Örn. Eşi çok iyi bakıyor. Allah var gözüne tütün gidiyor demez. 
GÖZÜNÜ AĞIRTMAK (EAARTMEK ):Ters ters bakarak olumsuz işareti vermek. Örn. Tam doğruyu söyleyecekti babası gözünü eaartti lafı değiştirdi söylemedi.
GÖZÜNÜ İLMEMEK:Bir noktaya sürekli bakmak. Pür dikkat bakmak. Örn. Senin kadar dizilere düşkünü görmedim. Hiç gözünü ilmeden bakıyon
GÖZÜNÜN ÖNÜ IŞILAMAK:Kendine gelmek. Halsizlikten kurtulup normale dönmek. Örn. Bir acıktımki eve zor düştüm. İki lokma bir şey yedim gözümün önü ışıdı.
GURSAĞI GÖTÜRMEK:Gursak : mide.  İçine sindirebilmek. Örn. O kadınla evlenmiş demekki gursağı götürüyor. Her erkeğin gursağı öyle bir kadını götürmez.
GÜL İLE ÜFÜRMEMEK:En küçük kötü söz söylememek. Örn. Ben sen gül ile üfürmedim. Bana bu yapılırmıydı.
GÜN DIŞLIK VERMEMEK:Hampına binmek e yakın anlamdadır. Güzel gün göstermemek sürekli psikolojik baskı altında tutmak. Örn. Yazık ya evlendi evleneli eşine gün dışlık vermiyor. Allah o geline yardım etsin.
HALİ HARAP:Durumu kötü. Örn. Eğer bu iştende bir kazanç elde edemezsem benim halim harap o zaman.
HAMPINA BİNMEK:Rahat bırakmamak. Örn. Bak kızı veriyon eğer kötü olursa hampına binerim ona göre.
Son Güncelleme: Perşembe, 15 Ocak 2009 21:45