GiriÅŸ Formu



ZİYARETÇİ SAYISI

Bugün152
Dün382
Haftalık152
Aylık12152
Hepsi425450

Kimler Sitede

Åžuanda 10 konuk Ã§evrimiçi

Kayseri'de Hava

Bulutlu

12°C

Kayseri

Bulutlu
Nem: %82
°C / °C
°C / °C
°C / °C
°C / °C


Köyden Mektubunuz var..! (Arslantaşlı testi )
Dil ve Ağzımız
irfan izgi tarafından yazıldı   
PerÅŸembe, 15 Ocak 2009 16:30

Haydi bakalım.. Bu mektup Arslantaşlı olma testi olsun. Bu mektupta denilen her kelimeyi anlayan. Mektubu tam anlayan kişi tam Arslantaşlı olmuş demektir. Eğer çocuklarımız anlamıyorsa, Kelimelerin anlamını öğrensin yoksa Arslantaşlı olarak saymıyoruz....WinkSmileLaughing  ( Benim Reyhan Nur ile Halil İbrahim de dahil haaa.. kimseyi kayırmaca yok. )

 

 

         BİR ANANIN KÖYDEN GİDEN OĞLUNA MEKTUBU 

     Gadasını aldığım canım yavrum. Ötean mektubun geldi, okuttum. Bihoş duncuktum. Çocukluk gıbalın gözümün önüne geldi. Earekte kırmızı eaçiyi guvalarkan zer zambıl yıkılmıştında böorüne cıncık gelmişti Allah etmesin şalıkör olacaadın hatırında mı ? Hepiniz böodünüz gurbet ellerdesiniz. Allah yokluğunuzu göstermesin yel estikçe kokunuz gelsin.

     Ben hala seni çocuk olarak görüyom. Eareklerde çebiç ararken zeledinlerin eareande gumacık atmışdı. Garamığı şişeye goyar üstüne garbonat atıp gazoz yapardın.  Ötean ahara indim. Buzalığın gasbalığının cereane vurduğun mıkı gördüm bir hoş dolukdum, sıngınlaştım gıbalın gözümün önünden gitmedi. Hatırında mı aharın gapısının güllebi düşmüştü de eeseri mıkıyla iyice berkitmiştin. Musulun üstüdeki cerean mıkı çıkık needim bakanım mı var bende eski bir yaalıkla bağladım. Dalım kökten gırık. Yokki bir gara bıyıklım ucundan dudsun.  Allah yokluğunuzu vermesin yel estikçe kokunuz gelsin.

     Eski günler ne güzeldi yavrum. Gürleanden girabolu erik getirirdin, cacırana giderdin boranasını yapardık. O zamanlar ağzımızın dadı varmış demekki dooramaça bayılırdık. Şimdi herkeş tilbileşmiş yavrum, bostanlar gızılca dolu yiyen yok. Halbiise ne güze börea olur, Gavur pancarının tırşığını sevmezdin zorla içirirdim. Birde kersin tozunu sevmezdin. Sana gıyamaz kersi ben yosardım.

     Oğlum mektubunda belliya buraları meraklanıyon. Senin o evelki günlerinin hiç biri galmadı. Köyün heeeç dadıı duzu yok. Şimdi böök belinsiz meydan issiz oluk. Kimse kimsenin işinin ucundan dudmuyor. Köyü bir görsen o eski gomşuluk şimdi batal oldu. İnsan gafası dinç öndüç edecek birisini zor buluyor. Eskiden gomşuluk vardı hatır gönül vardı. Şimdi bu gonuştuğum buna tokanır mı diyen yok. Hele yeni yetmeler micoz gayda hiç bilmiyor. Köyde bir şor bir şor hiç garışmıyom nemin gerea milletin şoru başını yesin.Oğlum kimsede Allah gorkusu galmamış. Ufacık bir şeyde birbirlerine duyulmadık kakıç kakıyorlar. Meaar herkeşin bir oynaşı varmış da biz bilmezimissik. 

      Eveli böyle miidi. Kimsenin çocuğuna öte git denmiyor. Biz goca gızıdık avatlar “ şimdi seni könçeame goyarım “ dedimi ödümüz gopardı. Şimdiki cibalara de bakiim ne diyorlar. Eveli bir düğun oldu mu her mahalle ehliyalını çeken geliyordu. Şimdi gendi birbirinden başka gelen yok. Gasevetini dağatmak için yitecean bir dolantı gapı bulamıyon. Herkeş dilden ii oğlum sıktıi yangal kimse yok gulaasma.

     Günlediim diye eski dokuma kilimleri dışarı çıkardım. Şayak kilimi, Tahtalıyı, evdimeleri, iteayı, gara çul palazı hepiceani iice günnettim. Hepisi teberik oldu yavrum bir acıştımki.  O esik pakır kirtikli sehenler, saan tası, sini, ırbık, ilean çoktan batal oldu. Senin o sevdiğin iskambiyi daha saklıyom. 

     Yaa işte böyle oğlum, Şimdi köye gelsen ne esgi insanlar galdı. Nede esgi köy. Esgi garlar bile yaamaz oldu. Esgiden dipi evin duluğunu örtmenin penaane gadar doldururdu. İlk güzden Goöbele goç garı düşer şifan boran başlardı. Gardan garşı susa hiç görükmezdi. İt yolundan millet irezil sefil hadikle gelirdi. Gışın aprılın beşi geliyor diye hazını olmayanlar gorkardı. Şimdi yollar her zaman açık eski mallarda yok. Şimdi o garlarda batal oldu, esgi evlerde.

     Her sene serpentenin dibinden toprak uünür pur atardık. Şimdi her yer beton.Şimdi köyü bir görsen şeer gibi oldu evler şeer eviimi, esgiden bütün evlerde ne güzel evlik olurdu. Hezanın altında süslemeli çelik, ortada tapan ağacı baş köşede punara, gantarma daşının yanında taka, gapının ayuucunda caalık olurdu. Şimdi koku oluyor diye gappan da goymuyorlar.  Damlar hep çatı oldu. Esgiden serpentelerin arasından hep toprak üunürdü. Az mı pur attık dama.. Güzün ilk yaamırınan gabaran puru iice looladınmı beton gibi olurdu.

     Gene geçen senekilerle öndüç ediyom. Helkeyi eadirince dibi görünecek gadar borcum galdı. Borcumu ödemde Allah nasip ederse gatık yapacaam. Çoban çıktı keşik yapıyok. Allah canavardan esirgesin… ötean camız düşen gayanın altında görmüşler. Allah elden ayaktan gomasın gapı deanetmesin oğlum. Bir gün yaprak bir gün toprak versin. Anam ölmüş diye depelee depelee gömün Allah acınızı göstermesin. Düüne yalan hiç mafası yok.  Nirden geldiini unutma oğlum, hiç bööklenme, hepimizin sonu garşı… Biz aha geldik gidiyok siz birbirinize sahab olun yeter…   

  

           İRFAN İZGİ    

Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Ocak 2009 11:37