| Bugün | 55 |
| Dün | 416 |
| Haftalık | 1729 |
| Aylık | 20987 |
| Hepsi | 373310 |
-12°C
| AVŞARLAR HAKKINDA |
| Administrator tarafından yazıldı |
| Cuma, 05 Aralık 2008 14:47 |
|
AVŞAR TÜRKMENLERİ TARİHİ
A. Avşar Adı, Manası
Avşar boyunun adı Kaşgarlı Mahmut (XI. yy) ve Fahrettin Mübarek Şah (XIII yy) listelerinde Afşar; Reşidüddin (XIV. yy başı) ile ona dayanan Yazıcı-oğlu (XV. yy) ve Ebulgazi Bahadır Han (XVII. YY) listelerinde Avşar olarak geçer. Moğol istilasından önceki Vakayinamelerde de Avşar şeklinde rastlamak mümkündür. XIV ve XVII. Yy ’larda Anadolu’da her ikisi de görülmekle beraber Avşar adı daha çok yaygındır ve telâffuz şekli zamanımızda ülkenin her yerinde Afşar’ın yerini almıştır. Buna karşılık XVI. Yy ’dan beri İran kaynaklarında Afşar şeklinde yazılır ve halen de bu boya mensup oymak ve köylülerce Afşar olarak söylenir. Kaşgarlı Mahmut kabile olarak diğer Oğuz boyları ile birlikte 6. sırada Afşar olarak bahseder. Reşidüddin’e göre Avşar, hükümdar çıkarmış 5 boydan (diğerleri Kayı, Yazır, Bey dili, Eymür. Bunlardan sadece Eymür Üç-Ok’lardandır) birisidir. Manası ise “çevik ve vahşi hayvan avına hevesli”dir. Yazıcı oğlu Ali’de “cüst-ü çalak ve ava, canavara ve kuşa hevesli” manasını vermektedir. Ebulgazi Bahadır Han’da manasını “işini ıldam (çabuk) işleyici” olarak verir. Çağdaş bilginlerden Wambery ise Avşar adına bir yerde “toplayıcı” diğer bir yerde ise “zaptiye neferi, mübaşir” manasını vermektedir. G. Nemeth’de Avşar’ın “Avş” fiilinden geldiğini bunun da Kırım-Kazak Türkçe’sinde “müsaade etmek ve itaat etmek” manasına geldiğini, dolayısıyla Afşar’ın “itaatli” manasında olduğunu söylemektedir. Zeki Velidi Togan’da Avşar’ın “Avcı + er” den geldiğini söylemekte, Tomaschek’in “avş=kam” demek olduğunu ve bunun mümkün olamayacağını belirtmektedir. Ancak Avşar sözünde “ava hevesli” manasından başlarsak, kelimenin kökünü “Av” sözünde aramak lazımdır. Buna göre av kökünden ( - ş - ar ) ekleri ile meydana gelmiş olması gerekir. Biz böylece Avşar’ın “av” isminden geldiğini kabul etmiş oluyoruz ki, söyleyiş ve anlama bu yöndedir. Burada bir hususu belirtmekte fayda vardır. Eski Türkçe’de (f,v) sesleri yoktu ve Türkçe kökenli kelimelerde bu sesler (p,b) sesleriyle karşılanıyordu. (eb-ev, bermek-vermek, bar-var, öpke-öfke vb..) Bu sebeple Afşar/Avşar adı gerçekte Abşar/Apşar şeklinde olmalıdır. Avşar adının kaynağı olan (av) sözünün aslı da (ab/ap) olmalı. Aparmak fiilinin anlamı da bu görüşü desteklemektedir.
Bu açıdan bakınca Afşar ismine ilk defa M.Ö. 500’lü yıllarda rastlanmaktadır. Artvin’in Hopa İlçesi’nin yerinde bulunan kasaba ve yakınındaki ırmak bu dönem yazarlarınca Absaros diye tanıtılmıştır. M.Ö. 508-500 yıllarında kitabını yazan Skylax buradaki kasaba ve ırmağı Apsaros, M.S. 79’da ölen Plinius Absarus, M.S. 131’de bölgeyi gezen Arrianos Apsaros diye tanıtır. Yunanca’da (c,ç,ş) sesleri olmadığından dolayı ve tekil belirten “os” son ekini çıkarınca bu kelimenin en eskiden Apşar diye söylenen Boz ok kolu Avşar olduğunu anlıyoruz. Aynı yıllarda çevre yer isimleri arasında Karkın’et (Karkın boyu), Azgur (Yazgur=Yazır boyu), Tumanis (Tuman=Duman), Kalarç’et (Kalaç=Halaç boyu), Paçan’k (Peçenek boyu) gibi yer adlarının bulunması dikkat çekicidir. Görüldüğü üzere Avşar adının manası hakkında çeşitli görüş ve açıklamalar var. Anadolu halk ağzında ise Avşar kelimesi değişik anlamlarda kullanılıyor.
B. AVŞARLARIN ÖZ GEÇMİŞİNE KISA BİR BAKIŞ
Kara Han’ın eşi Ayhatun’un oğlu Oğuz Kağan, Oğuz Kağan’ın ilk karısından doğan üç oğlundan biri olan, Yıldız Han’ın oğlu Avşar, diğer adı ile Afşar Han’ın oğulları soyundan geldiklerine inanılan en kalabalık asil Oğuz boyudur. Avşar Hanı ata olarak bilirler. Göktürk, Uygur, Kırgız, Karahanlılar, Çağatay, Özbek, Azeriler, Selçuklular ve Osmanlılarla kan bağları vardır. Orta Asya da Barlık Irmağı, Tolga Irmağı ve Sırderya ( Ceyhun ) Irmakları havzalarında yaşarlardı. 1185 - 1195 de Fars’a gelen Oğuzlar Salgurlular devletini kurdular. Binlerce çadırdan oluşan Oğuz Salgur kolu 12 inci yüz yıl boyunca Türkmen adı ile anıldı Anadolu’nun içlerine ve Suriye’ye göç etti. Bu göçler iki yüz yıl devam etti. Yemen de Guz süvarileri, Akkoyunlular ve Karakoyunlular Azerbaycan’daki Şah sevenler ile Beğdilli ve Avşar boyları da Oğuz yayılmasının öbür kollarını oluşturdu. Anadolu da Dul Kadiroğulları (Kadirli) Karamanoğulları (Karaman) Trabzon, Urfa ve Halep dolaylarına yerleştiler. Daha derinlere inilirse, Mısır ve Yunanistan da Makedonya da yerleştiklerini biliyoruz. İslam’dan önce Tengiri adlı yüce bir varlığa inanıyorlardı. Oğuz Avşarları Anadolu’da 24 boya ayrıldılar. Bu boylar Anadolu’nun bütün yörelerine dağıldılar. Genellikle Trabzon, Tokat, Kastamonu, Bolu, Ankara, Kayseri, Adana, Denizli ve Antalya yörelerinde yaşamlarını sürdürüyorlar.
Kaynak:Adnan Menderes KAYA |
| Son Güncelleme: Cuma, 23 Ocak 2009 16:21 |